Bebekler Uyurken Neden Genleşir? Siyaset Bilimi Perspektifinden Bir Analiz Birçok insan bebeklerin uyurken nasıl farklı bir biçimde hareket ettiklerini fark etmiştir. Ama acaba, bebeklerin uyku esnasında neden “genleştiği” ve buna bağlı olarak gelişen hareketlerin sadece biyolojik ya da psikolojik bir durum mu olduğu üzerine düşündük mü? Çoğunlukla basit bir fiziksel fenomen olarak kabul edilen bu durum, aslında iktidar, toplumsal düzen ve güç ilişkilerinin daha derinlemesine anlaşılmasına yönelik bir metafor olabilir mi? Genleşmek, bir nesnenin, bir varlığın, hatta bir toplumun üzerine yansıyan dışsal etmenlere nasıl tepki verdiğiyle ilgilidir. Tıpkı bir bebek gibi, toplumlar da zaman zaman bu tür “genleşme” durumlarına girerler,…
Yorum BırakTeknoloji ve Neşe Yazılar
Yaz Yağmurunda Denize Girilir Mi? Yazın sıcağı, bazen bunaltıcı olabilir. Birdenbire bastıran bir yaz yağmuru, insanın ruhuna ferahlık getirir, ama ya o yağmura denizin daveti karışırsa? Ya da, denize girmek için beklerken, yağmurun içinde kaybolduğunda bir iç hesaplaşma başlarsa? İşte, benim bir yaz sabahı yaşadığım bir anı var. O an, hem kafamda hem de kalbimde birçok soru bıraktı. Yağmur ve Deniz, Beni Ne Bekliyordu? O sabah, sahilde bulutlar çoktan yerini griye bırakmıştı. Herkes güneşin tadını çıkarırken, ben bir türlü o havanın keyfini çıkaramıyordum. Belki de ruh halimden kaynaklanıyordu, ya da denizin kucaklayıcı huzurunu hissetme ihtiyacımdan. Ama bir şey vardı. Yağmur…
Yorum BırakArz ve Rica Kime Edilir? Bir Tarihsel Perspektif Geçmişin izlerini sürerken, bazen bugün ile geçmiş arasında kurduğumuz bağların ne kadar derin ve etkili olduğunu fark ederiz. Geçmişteki dil, davranış biçimleri ve toplumsal ilişkiler, günümüzde hala şekillendirici rol oynamaktadır. Bu nedenle geçmişin doğru anlaşılması, yalnızca bir tarihsel bilgi edinme süreci değil, aynı zamanda bugünün toplumlarını daha derinlemesine kavrayabilmenin de anahtarıdır. “Arz ve rica kime edilir?” sorusu, hem dilin hem de toplumsal düzenin evrimini yansıtan önemli bir soru olmuştur. Bu yazıda, arz ve rica etmenin tarihsel kökenlerini, toplumsal değişimlerle nasıl şekillendiğini ve günümüzdeki yerini kronolojik bir bakış açısıyla inceleyeceğiz. Arz ve Rica…
Yorum BırakTümgeneral Selçuk Yıldırım Nereli? Bir Askerin Kimliği ve Siyasi Tartışmalar Tümgeneral Selçuk Yıldırım, adını birçoğumuz son yıllarda sıkça duymaya başladık. Özellikle Türkiye’nin askeri ve güvenlik politikaları üzerinden yapılan tartışmaların göbeğinde yer alması, hem destekleyenlerin hem de eleştirenlerin dikkatini çekiyor. Peki, bu ismin ardındaki kişi kimdir? Ve aslında “Tümgeneral Selçuk Yıldırım nereli?” sorusunun ötesinde, neyi temsil ediyor? Bu yazı, Selçuk Yıldırım’ın kimliğini ve onun kamuoyundaki yerini cesurca, eleştirel bir bakış açısıyla incelemeyi hedefliyor. Yanıtlar net olmayabilir ama belki de işin özü, aslında kimliklerin ve mensubiyetlerin ne kadar anlam taşıdığına dair daha geniş bir tartışma başlatmakta yatıyor. Selçuk Yıldırım: Nereli Olmanın Ötesinde…
Yorum BırakGiriş: Bize Gelmek Ne Anlama Geliyor? Bir an durup düşündüğümüzde, “Bize gelmek” ifadesi, ekonomik perspektiften bakıldığında, kaynakların nasıl dağıldığı, toplumsal tercihler ve bu tercihlerle şekillenen kararlar hakkında derinlemesine bir analiz yapma fırsatı sunar. Her bir seçim, bazen bilinçli bazen de bilinçsizce, sınırlı kaynakların en verimli şekilde kullanılması amacıyla yapılır. Bu noktada, kararlar sadece bireyler ve gruplar için değil, aynı zamanda toplumun genel refahı ve ekonomik denge için de önemlidir. “Bize gelmek” sadece fiziksel olarak bir yere gelmek anlamına gelmez; aynı zamanda kaynakların ve fırsatların nasıl dağıtıldığına, piyasa dinamiklerinin nasıl çalıştığına ve toplumun kolektif yararına odaklanan bir kavram haline gelir. Mikroekonomiden…
Yorum BırakAntalya’nın Eski Adı: Edebiyatın İzinde Bir Yolculuk Edebiyat, kelimelerin yalnızca anlam taşıdığı değil, aynı zamanda bir yerin ruhunu, geçmişini ve kimliğini biçimlendirdiği bir dünyadır. Bir şehrin adı, sadece bir etiket değil, o şehre ait tüm geçmişi, hikayeleri ve kültürel mirası taşıyan bir semboldür. Antalya, bu açıdan bakıldığında, hem tarihi bir zenginlik hem de edebi bir hazine olarak karşımıza çıkar. Şehri anlatan metinlerin ve kelimelerin, bir yerin yüzeyini değil, derinliklerini keşfetmeye olanak tanıdığını unutmamalıyız. Bu yazıda, Antalya’nın eski adı olan “Attaleia”yı, edebiyat perspektifinden ele alarak, kelimelerin gücünü, anlatıların dönüştürücü etkisini ve sembollerin izini süreceğiz. 1. Attaleia: Edebiyatın Peşinden Giden Bir İsim…
Yorum BırakAmpermetre Nedir ve Ne Ölçer? Bir Antropolojik Perspektiften Bakış Dünyada her bir kültür, kendi algılarını, değerlerini ve anlamlarını oluşturmak adına özgün yollar geliştirir. İnsanlık, her ne kadar birbiriyle iletişim kurma yollarını geliştirse de, her kültür kendi yaşamını, ritüellerini, sembollerini ve kimlik yapılarını farklı şekilde inşa eder. Elektronik cihazlardan biri olan ampermetre, bir anlamda insanların dünyayı anlamlandırma çabalarını ve bilimsel bakış açılarını yansıtır. Peki, ampermetre nedir ve ne ölçer? Bu basit sorunun cevabı, sadece bir elektriksel ölçüm aracından ibaret değildir. Aynı zamanda kültürlerin bilime, teknolojiye ve doğaya nasıl yaklaştığını anlamak için de bir araçtır. Ampermetre, elektrik akımını ölçen bir araçtır. Ancak,…
Yorum BırakDiagonal Duruş: Tarihin Akışında Bir Toplumsal Metafor Geçmişin derinliklerine baktığınızda, tarih yalnızca bir dizi olayın ard arda sıralandığı bir çizgi gibi görünür. Ancak, bu olaylar arasındaki ilişkiler, toplumsal yapılar ve kültürel dinamikler daha karmaşık bir yapıya sahiptir. Geçmişi anlamak, bugünümüzü anlamanın anahtarıdır. Her tarihsel dönüm noktası, bir bakış açısını temsil eder; her sosyal değişim, toplumsal bir tutum ya da “durum” olarak şekillenir. “Diagonal duruş” ifadesi de, bu türden bir bakış açısını anlatan, toplumsal yapıyı ve değişimi simgeleyen bir metafordur. Ancak bu duruşun ne olduğunu ve tarihte nasıl şekillendiğini anlamak için, geçmişteki önemli dönemeçleri ve toplumsal değişimleri incelememiz gerekiyor. Diagonal duruş,…
Yorum BırakAVM’yi Kime Şikayet Edebilirim? Toplumsal Sorumluluk, Güç ve Eylem Üzerine Felsefi Bir İnceleme Giriş: Bireysel Haklar ve Toplumsal Eylem Bir alışveriş merkezi (AVM) gezisi sırasında pek çok deneyim yaşanabilir. Kalabalık, gürültü, eksik hizmet ya da hoş olmayan bir güvenlik görevlisiyle karşılaşmak, bazen alışverişin ötesinde de duygusal bir yük bırakabilir. Peki, bu tür durumlarla karşılaştığınızda, kime başvurabilirsiniz? Şikayet etmek, hem bir bireysel hak olarak hem de toplumsal bir eylem biçimi olarak karşımıza çıkar. Ancak, gerçekten “doğru” kişi kimdir? Bu yazıda, AVM şikayetleri üzerinden bireysel ve toplumsal sorumlulukları, güç ilişkilerini, etik ve bilgi kuramı bakış açılarıyla tartışacağız. Hepimiz zaman zaman toplumun içinde…
Yorum BırakTelefonda Filtre Ne Demek? Güç, İktidar ve Toplumsal Düzen Üzerine Bir Siyasal Analiz Bugün dünya, her geçen gün daha fazla dijitalleşiyor, sosyal medya ve teknolojik yenilikler, günlük yaşamımızın her alanını etkiliyor. Teknolojik gelişmeler, yalnızca yaşam biçimimizi değil, aynı zamanda siyasal yapıları ve toplumsal düzeni de yeniden şekillendiriyor. Ancak, bu değişimler yalnızca pragmatik değil, aynı zamanda düşünsel boyutlara da sahiptir. Güç ilişkileri, toplumsal düzenin yeniden üretimi, yurttaşlık hakları ve ideolojilerin dönüşümü bu dijitalleşmeyle doğrudan ilişkilidir. Son yıllarda, cep telefonlarımızda sıklıkla karşılaştığımız bir kavram, bu dönüşümün önemli bir yansımasıdır: filtre. Günümüzde “filtre” kelimesi, genellikle sosyal medya platformlarında gördüğümüz görselleri, mesajları ya da…
Yorum Bırak